Ikigai : Japonların Uzun ve Mutlu Yaşam Sırrı

Sabahın 7’si, üzerimde büyük bir ağırlık, dışarısı çok soğuk, başım ağrıyor ve kesinlikle yataktan kalkmak istemiyorum. Sadece zorunluluklarım olduğu için yavaş yavaş ve asık suratla yatakta doğruluyorum ve ayaklarımı sürüyerek yüzümü yıkamak için banyoya gidiyorum. Tabii ki, asık suratla…

Ikigai : Japonların Uzun ve Mutlu Yaşam Sırrı Kitap Kapağı

Evet, anlattığım kişi benim. Belki sabahları asık suratlı olmak sadece bana özgü olabilir (🙃). Ancak, aynı değil ama benzer duygular size de tanıdık geliyordur: Sadece zorunluluklarımız için her sabah yataktan çıkma seremonisi, ‘Bıraksalar, öğlene kadar uyurum!’, ‘Hiç yataktan çıkmak istemiyorum!’, ‘Ama benim daha uykum var!’, … gibi isyanvari, sessiz haykırışlar.

Tamam, hepimiz bu ruh halinin sağlıklı olmadığını biliyoruz. Kabul. Peki, değiştirmek için ne yapmalıyız? Sabah daha iyi uyanmak için (dolayısıyla günün geri kalanını iyi yaşayabilmek için) ne yapmalı?

Akşam erkenden yatağa gidip, iyi bir uyku çekmeli’, ‘Gün içerisinde daha az kahve içmeli’, ‘Boş vermeyi öğrenmeli’, ‘Kafamızı önemsiz olaylara ve kişilere takmamalı’, ‘Pozitif olmalı (yalandan da olsa)’, … gibi gibi. Hepsi de doğru ve bence kesinlikle uygulanması gerekiyor. Ama, tümünde eksik olan bir şey var: Motivasyon. Tüm bunları yapmak için motivasyonumuz ne? Bizi sabah gerçek manasıyla uyandıracak olan neden ne? Tabii ki alarm değil. Cevabı İkigai. — merak etmeyin, yazıldığı gibi okunur.

Ne? İkigai mi?

Ikigai Japonca bir kelime ve kabaca tercümesi ‘hayatın amacı’, ‘yaşama nedeni’, veya ‘sabah sizi yataktan kaldıracak neden’ olarak çevrilebilirmiş.

Araştırmacılar Dünya’nın en uzun yaşayan insanların nerede olduğuna bakmışlar ve uzak ara en uzun yaşayan insanların Okinawa’da olduğunu bulmuşlar. Demişler ki ‘Nasıl oluyor da oluyor?’. Araştırmışlar, incelemişler, röportajlar yapmışlar, Okinawa’da bir süre geçirmişler ve uzun yaşam sırrının İkigai olduğuna karar vermişler, sonrasında da bu kitabı (İkigai : Japonların Uzun ve Mutlu Yaşam Sırrı) yazmaya karar vermişler.

Daha önceleri de uzun yaşam ilgili araştırmalar yapılmış ve aynı sonuçlara ulaşılmış. Örnek olarak National Geographic yazarı Dan Buettner’ın ‘How to live to be 100+’ isimli TED konuşmasını dinlemeliyiz. (Türkçe altyazılı izlemek isterseniz TED sayfasına).

Evet, Dan’in de söylediği gibi; ‘Okinawalıların “moai”si var’ — birbirini aileleri gibi destekleyen ve her koşulda birbirine yardımcı olan yaklaşık 6 kişilik küçük gruplar, hepsinin İkigai’si var ve çok renkli, bol çeşitli yemekleri sadece mideleri %80 dolacak kadar yiyorlar. ‘Peki , nerden bileceğim midemin %80’inin dolduğunu? Nasıl ölçeceğim?’ sorularını duyar gibiyim. Kısaca; tıka basa yemeyin, ara sıra da nefes alın ve sofradan hafif aç kalkın diyor. Tabaklarınızı küçük ve yiyeceklerinizi çeşitli tutun diyor.

Şimdi de Moai çıktı!

Bizim ‘dost’ ya da uzatıp ‘gerçek dost’ dediğimiz kişilerden oluşan küçük bir grup. Birbirini kötü günlerinde destekleyen, ihtiyaç duyduğunda yanında olan ve onu mutlu eden kişiler topluluğu.

Bence üzerine ayrıca konuşulması ve bolca yazı yazılması gereken bir konu.

Uzun yaşamak istemiyorum, sadece mutlu olmak istiyorum!

Tabii ki. Kesinlikle. Nasıl isterseniz. Şaka şaka, öyle bir şey yok! Kelime oyunu yapmayın! Hepsi bir bütün.

Kaliteli bir arkadaş grubun veya ailen ile iyi ilişkilerin olmazsa mutlu olamazsın. Mutlu olmazsan uzun yaşayamazsın. Yani uzun yaşam bir araç değil, bir sonuçtur.

Divider

Mutlu olursan uzun yaşarsın. Uzun yaşamak istiyorsan mutlu olmayı öğren.

Divider

Kitap hakkındaki şahsi kanaatim: Derinlemesine incelemeler ve açıklamalar yapılmamış, ancak İkigai’nin ana fikrini vermiş. Size kendi İkigai’nizi bulmanız için gerekli motivasyonu sağlıyor.

Yolunuz Okinawa’ya düşsün isterseniz resmi internet sitesini inceleyiniz. ’Ben önce kitabı bir okuyayım da, gitmek sonraya kalsın’ derseniz, D&R sayfasına buyursunlar. 'Bu inceleme yeterli gelmedi, daha fazla bilgiye ihtiyacım var' derseniz Goodreads sayfası iyi bir seçenek olacaktır efem.

Sevgiler.

Yeni yazılar yayınlandığında haberdar olmak ister misin?
Haydi, arkadaş olalım.